Roma İmparatoru Sezar’ı Büyük İskender Heykelinin Önünde Ağlatan Neden: Kim Takar Roma Valisini Diye Düşünmek!

Merhabalar. Sezar’ı Büyük İskender’in heykelinin önünde ağlatan şey neydi biliyor musunuz? İskender’in 32 yaşında öldüğünde arkasında bir sürü zafer bırakmış olmasıyken Sezar’ın aynı yaşta hiçbir şey başaramaması. Bu içerikte Roma İmparatoru Sezar’dan yola çıkarak insanın fark yaratma arzusunu ve sorgulamasını ele aldım. Hepimizin içinde aslında aynı arzu var: Ama siz yine de önce yazıyı bir okuyun.

İyi okumalar dilerim.

Kaynak: https://mobile.twitter.com/KnowledgeA…

Julius Caesar, Büyük İskender’in heykeline baktığında ağlamaya başladı. Peki 32 yaşındaki Sezar neden ağlıyordu? Onu Büyük İskender’i gördüğünde sarsacak kadar ağlatan neydi?

Sezar, Herkül Tapınağı’nı ziyaret ederken Gades’te (günümüzün İspanya’sında) İskender’in heykelinin önünde durmuştu. O dönemde alt düzey bir mali yönetici anlamına gelen bir ‘quaestor’ olarak görev yapıyordu.

Ancak finansal görevinin aksine Sezar’ın o zamanlar parayla arası pek iyi değildi. Cömertçe harcıyordu ve büyük bir borç biriktirmişti. Yazar Plutarhos’un bir kitabında yazdığına göre Sezar, güya hissettiği acıyı içinde tutamadığı için ağlıyordu.

Bulanık ve yaş dolu gözlerle İskender’e baktığında İskender’in 32 yaşında öldüğünde dünyanın yarısını fethettiğini fark etti. Şimdi kendisi de onunla aynı yaştaydı ancak bu dünyada kayda değer hiçbir şey başaramamış, hiç zafer elde edememişti.

O halde hayatının değeri neydi? İspanya’nın ortalama bir Romalı valisini kim hatırlar ki? Sezar’ın adını kim hatırlar? Zaten bir süredir hayatının gerçeklerini sorguluyordu kafasında ve İskender’in heykelinin önünde dururken bu acı gerçek onun yüzüne bir tokat gibi çarptı. Bu farkındalık Sezar’ın tüm hayatını değiştiren andı.

Şimdi Sezar’ın önünde iki seçenek vardı. Ya hayatını boşa harcamaya devam edecekti ya da hayatı ciddiye alıp yapabileceği her şeyi yapmaya çalışacaktı. Tarihten de zaten bildiğiniz üzere Sezar ikinci yolu seçti.

İskender’in hikayesini bitirdiği 32 yaşında Julius Caesar hikayesine başlayacaktı. Sezar, İskender’in heykelini ziyaret ettikten sonra siyasi yükselişine başlamak için Roma’ya geri döndü. Büyük Britanya’ya yapılan Roma işgalini yönetti. O ve ordusu Galya’yı fethetti ve Roma egemenliğini Atlantik Okyanusu’na kadar genişletti.

Ayrıca Roma’da bir iç savaşa girdi ve Roma İmparatoru unvanını kazandı. Sezar yığınla mücadelesinden sonra Roma Cumhuriyeti’ni sona erdirdi ve yeni bir çağ başlattı; Roma imparatorluğu.

Alt sınıf tarafından tercih edilen bir halk adamı olarak görülse de Roma’da her türlü değişikliği yaptı. Forum ‘Iulium’u yani pazarı kurdu. Kartaca gibi şehirleri yeniden inşa etti. Ulusal borcu önemli ölçüde azalttı. Hatırlarsanız eskiden parayı pek iyi yönetemiyordu.

M.Ö. 44’te kendisini ‘ömür boyu diktatör’ ilan etti. Bazı kaynaklarda bunun kendisine saygı duyulduğu için verildiğini söyleyenler de var tabii.

Hatırlanmaya yönelik bu evrensel arzu, ceza niteliğinde eski bir Roma uygulamasında kendini gösteriyor: Damnatio memoriae. Bu ceza özellikle zorbalar ve devlet düşmanları için yaratılmıştır. Roma hükümeti suçluyu idam etmekle kalmaz, onu tarihten de silerdi.

Sahip olduğu her türlü şey, inşa ettiği binalar, onu tasvir eden heykeller, çıkardığı yasalar, resimleri, hepsi yürürlükten kaldırılırdı. Onlarca yılın izleri tek bir fermanda yok olurdu. Kişinin tüm mirası ve hayatı sanki hiç olmamış gibi silinirdi.

Gerçeklikten silinme olasılığı bence kulağa çok korkunç geliyor. Ancak öğretici tarafları da yok değil. Sezar’ın hayatından yola çıkarak sorgulayalım ne dersiniz? Bu hatırlanma isteğinin temelinde ne var? Tabii ki tanınma, bilinme ve sevilme arzusu vardır.

Bu sorgulama aslında günümüzde de çok yaptığımız bir şey. Hayatımızın bir noktasında hepimiz aynı soruyu soruyoruz kendimize: Bir fark yarattım mı? Ömür boyu ne yapabilirim de fark yaratabilirim? Bu tür sorgulama, insanları ‘orta yaş krizine’, yani hatırlanmak için yapılan radikal değişikliklere götürebilir.

Peki siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir